23 Ocak 2012 Pazartesi

Tutunamayanlar

Tutunamayan :Beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır.
İlk bakışta dış görünüşüyle insana benzer , yalnız pençeleri ve özellikle tırnakları çok
zayıftır.
Dik arazide ,yokuş yukarı hiç tutunamaz .Yokuş aşağı kayarak iner.( Bu arada sık
sık düşer )
Tüyleri yok denecek kadar azdır .Gözleri büyük olmakla birlikte ,görme duygusu zayıf
tır.
Bu nedenle tehlikeyi uzaktan göremez.


Erkekleri ylnız bırakıldıkları zaman ,acıklı sesler çıkarırlar. Dişilerinide aynı sesle çağırırlar.
Genellikle başka hayvanların yuvalarında (onlar dayanabildikleri sürece ) barınırlar.

Ya da terkedilmiş yuvalarda yaşarlar. Belirli bir aile düzenleri yoktur.
Doğumdan sonra ,ana ,baba,yavru ayrı yerlere giderler .Toplu olarak yaşamayı da bilmezler
ve dış tehlikelere karşı birleştikleri görülmemiştir.

Belli bir beslenme düzenleri de yoktur.
Başka hayvanlarla birlikte yaşarken,onların getirdiği yiyecekle geçinirler.Kendi başlarına kal
dıkları zaman ,genelde yemek yemeyi unuturlar.
Bütün huyları taklit esasına dayandığı için,başka hayvanların yemek yediğini görmezlerse,
acıktıklarını anlamazlar .( bu sırada zayıf düştükleri için avlanmaları tavsiye edilmez)

İç güdüleri tam gelişmemiştir,kendilerini korumayı bilmezler.
Fakat yine taklitcilikleri nedeniyle-başka hayvanların dğüşmesine özenerek kavgaya girdikleri
olur.Şimdiye kadar hiçbir tutunamayanın bir kavgada başka hayvanı yendiği görülmemiştir.
Bununla birlikte hafızalarıda zayıf olduğu için, sık sık kavga ettikleri bazı tabiat bilginlerince
gözlemlenmiştir. (Aynı bilginler ,kavgacı tutunamayanların oldukça azaldığını söylemektedirler )

Din kitapları bu hayvanları yemeyi yasaklamışşa da,gizli olarak avlanmakta ve etleri kaçak
olarak satılmaktadır..
Tutunamayanları avlamak çok kolaydır ,anlayışlı bakışlarla süzerseniz ,hemen yaklaşırlar size.
Ondan sonra tutup öldürmek işten bile değildir.
İnsanlara zararlı bazı mikroplar taşıdıkları tespit edildiğinden,Belediye sağlık müdürlüğü de ,
tutunamayanların kesimini yasak etmiştir.
Yemekten sonra insanlarda görülen durgunluk ,hafif sıkıntı ,sebebei bilinmeyen vicdan azabı ve
hiç yoktan kendini suçlama gibi duygulara sebep oldukları ,hekimlerce ileri sürülmektedir.
Fakat aynı hekimler ,tutunamayanların bu mikropları ,kasaplık hayvanlarada bulaştırdıklarını
ve bu sıkıntılardan kurtulmanın ancak et yemekten vazgeçerek sağlanabileceğini söylemektedirler.

Hayvan terbiyecileri de tutunamayanlarla uzun süre uğraşmış ve bunları sirklerde çalıştırmak
istemişlerdir .Fakat bu hayvanların ,beceriksizlikleri nedeniyle hiçbir hüner öğrenemediklerini
görünce vazgeçmişlerdir. Ayrıca birkaç sirkte halkın karsısına çıkarılan tutunamayanlar,onları
güldürmek yerine mahzun etmişlerdir .( Halk gişelere saldırarak parasını geri istemiştir )


Filden sonra, din duygusu en kuvvetli olan hayvan olarak bilinir.Öldükten sonra cennete gideceği
bazı yazarlarca ileri sürülmektedir.
Fakat toplu ya da tek gittikleri heryerde hadise çıkardıkları için ,bunun pek mümkün olmayacağı
sanılmaktadır.

Başları daima öne eğik gezdikleri için,çeşitli engellere takılırlar ve her tarafları yara bere içinde kalır.
Onları bu durumda gören bazı yufka yürekli insanlar ,tutunamayanları ev hayvanı olarak beslemeyi
de denemişlerdir.

Fakat insanlar arasında barınmaları-ev düzenine ayak uydurumadıkları nedeniyle çok zor olmaktadır.
Beklenmedik zamanlarda sahiplerine saldırmakta ve evden kovulunca bir türlü gitmeyi bilmemektedirler.
Evin kapısında günlerce acıklı seslerle bağırarak ,ev sahibini canından bezdirmektedirler. ( Bir keresinde
bir ev sahibi dayanamayıp kaçmıssa da ,tutnamayan sahibini kovalayarak ona rahat vermemiştir )

Sehirlere yakın yerlerde yaşadıkları için,onları şehrin içinde,çitlerle cevrili ve yalnız tutunamayanlara
mahsus bir parkta tutarak ,sayılarının azalmasını önlemeyi düşünmenin artık zamanı gelmiştir.


O .Atay

3 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Tutunamayanlar her yerde!

Hatsumomo dedi ki...

Ve de her çağda !

semo ugo dedi ki...

Gerçekten varmı hayvan