25 Nisan 2010 Pazar

Çok doğru !

Dunning-Kruger Sendromu

Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl
buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan
bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu
cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz
mi? Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok
yaşamış
olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel
alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini
görüp anlamaktan da acizdirler.

Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz
insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Bitmedi...

Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve
klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine
güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt
verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmalarıhalinde
yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise "en
alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt
verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun
metni yazıldı:

"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı
işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin
hakkı olduğunu düşünür!


Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş
bir itici güç oluşturur.

'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı
yükselirler...

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında
'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere
kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini
beklerler...Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye
çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile
suçlanırlar..."

Ne olur fazla mütevazi olmayın!...


"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu
satırlarıokurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...

2 yorum:

HÜSEYİN USTA dedi ki...

usta araştırmalar bana görede doğru
ama asıl neden o değil asıl neden
şimdi sayarsam uzun olur onun için kısaca bahsedeyim.örneğin futbol federasyonunun başına yanlışlıkla salak birisi geçti,işte o salağın seçeceği,milli takım teknik direktörüde kesinlikle salak olacaktır,çünkü ikisinin beyin hacmi aynı olacağından,birbirlerine
uyum içinde olacaklardır.o yüzden her gün binlerce salağın kendilerine ait olmayan bir yerlerde olduğunu görürüz.ister inan ister inanma işsizlik ve ekonomik krızım yüzünden ,göğsüme üzerinde ben salağım yazan bir tabelayla taksim meydanına çıkmayı çok düşündüm.

Hatsumomo dedi ki...

Ustam ,
kayıpsın sanki :)
biraz futbol'a canın sıkılmış gibi
sanki......üzme canını usta!
varlıkta yoklukta bizim için.
umarım kendinizi iyi hissedeceğiniz günler çok yakındadır..