6 Haziran 2010 Pazar

Can babadan inciler !

Türkiye İşçi Partisinin Komünist zamanlarında bir tüzük toplantısında
herkesin komünizmi anlatmaya çalıştığı şöyle olsun , böyle olsun
dediği bir toplantıda Can Baba ayağa kalkar ve bir efsaneyi daha
patlatır.
'BEYLER BEYLER, Türkiyede komünist olmak tüzük değil BÜZÜK ister...


Bir sergide ortada dolanırken, alımlı bir kadın heyecanla yanına gelir:
- Can bey, tanıştığımıza ne kadar memnun oldum anlatamam. sizin en
büyük hayranınızım.
Can Baba sırıtır:
- demek öyle, yatalım o halde?
kadın küskün bir ifadeyle bozuk atar:
- aşk olsun can bey!!
Can Baba cevaplar:
- aşk da olacak elbet..


Can Babaya bir mahkeme çıkışında soru soran gazeteci şu dörtlüğü cevap
olarak alır:
Ne yorum ne forum
Belki yarın konuşurum
öyle gitti ki durum
soru sorana korum
Bu da tam Can Babalık bir cevap sanırım.


Can Yücel bir etkinlikte kürsüye çıkıp şiir okumaya koyulmuş öksürmeye
başlamış ve sonra
'öksürükler şiire dahil değildir'diye uyarmış, şiirlerini okumayı
bitirmiş tam sahneden inmeye başlamış. Herkes şaşırmış hayret küfür
etmedi bu sefer diye.
Sonra geri dönmüş almış mikrofonu eline
'akşam akşam kafanızı S..kdim kusura bakmayın' demiş.


Bir gün tv kanallarıdan birinde canlı yayında konuk Duygu Asena şair
Nazım Hikmet için 'o kartpostal şairidir' demiş.
Can baba telefonla programa bağlanmış selam bile vermeden
'Duygu hanım kart sizsiniz postalda size girsin' demiş ve telefonu kapatmış...

Ve Son Olarak;

Yaşadıklarını kar sanma yanına...
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaşarsan yaşa
Sevdiğin kadardır ömrün...
Can Yücel

Hiç yorum yok: