16 Şubat 2010 Salı

Her kime şu soruyu sorsam,
arkadaş hayatta en çok neden nefret edersin?
cevaplar üç aşağı beş yukarı aynıdır:
yalan,aldatılma ,ikiyüzlülük,vs.vs....devam eder
bende şunu merak ediyorum :
eee arkadaş sorarlar adama nerede bu insanlar o zaman?
çünkü kime sorsam herkes dürüst ,cesur
falan,filan nereye saklandı bu zalim yalancı ve ikiyüzlüler.
yoksa eteğinizin altında mı?
Kanımca birçok insan kendini olmadığı ya da olamadığı bir yerlerde
görüyor ki kendiyle kimse yüzleşmiyor ,bu pek kolay değil tabi,
nasılsa rollere alışmısız .
Hep şuçlu olan daima muhatabmız çuvaldızımız çok büyük,
ama kendimize iğne bile batıramayacak kadar hassasızdır egolarımız
balon gibi şişkindir çünkü .
Çoğu zaman bizzi pohpohlayanlar yalakalık,dalkavukluk yapanlar iyidir ,bunu yapmazsa
zaten etiketi hazırdır :kışkanç ,haset kötü vs.vs
Bence birçok insan aynada kendine bile bakmıyor(içsel olarak)
oysa bir yüzlesebilse bilir ki orada hiçde göründüğü gibi biri yoktur
bunu yapmak yürek ister halk diliyle söylersek hemde mangal gibi.
Hakikate giden yol çok acımasızdır ,bununla uğraşmaktansa
bizleri şebeklere çeviren sistem ve insanlara teslim olmak çok kolaydır.
Hakikatin eylemleri ,kıyı kumları aşındıran değil,
duvarları yıkan dalgalardır.
insanın ruhunu paramparça eder
Kendini tehlikede gören herkes,
tuhaf tepkiler vermeye,önseziler almaya,
havada bir seylerin varlığını sezmeye başlar,durumla
baş edemeyeceğini düşünüp kendini kandırır.
Ama sonunda gerçeğin bir tokat gibi yüzünde patlaması kaçınılmazdır.
Her kaçış bir gün sona ermek zorundadır.
Bunu anladığın zaman bir aşamayı doldurmussun demektir.
insan sezgisini yeterince eğitmisse ,bir şekilde doğruyu bulur
sezmek,görünenin iç yüzünü görebilmektir bu da oldukça farkındalık
gerektiren bir durumdur.
Varolan sey sen göremesen de orda olmaya devam eder
Kişi bunuda basarmıssa şöyle bir tehlike söz konusudur:
BÜYÜK BİR YANLIZLIK....
Ama bu noktaya geldimi insan bundan korkmaz
çünkü yalanla ,sahtekarlıkla ,bencillikle cilalanmış kişilerle olmaktan,
çok daha huzur verici bir noktadır burası.
ama bilmez insanlar bu noktanın güzelliğini,onlar yanlızlık
korkularıyla asla bu aşamaya gelmek istemezler(yalan dostları,ilişkileri,varsa kariyer ve paralarıyla ) kendilerine sahte yaşamlara mahkum ederler.
Çoğu zaman Tanrı yol gösterir bu inasanlara
Nasıl?
başlarına bir sıkıntı verir ki: belki sorgulamaya girer diye!
yaşanan acılar sana yazılmış bir sişe içindeki mektuptur.
Ama hayır çoğu almaz mesajı Tanrıya bile isyan eder
bana niye bunu verdin?
verdi çünkü yerinde sayıyorsun ,bu ceza sandığın aslında
sana yolunu bulman için verilen msj.
Ama duymak işine gelmez insanın şikayet etmek daha
alışılagelmiş bir kolaylıktır.
Nede olsa iyi insansınızdır..
İpek böceği kozadan çıkarken alınteriyle ördüğü ipeği yrtıp parçalar.
ve çiftci ya ipeği sececektir ,ya ipek böceğini ve çoğu
zamanda ipeği seçerler.
Bir tek ipek mendil kaç ipek böceğinin canına malolmuştur biliyor musun?
Doğru olduğumuzu duymak ,haklı olduğumuzun verdiği doyum
insanı ayakta tutan güçlü zembereklerdir.
Tersine bir tutumla bundan mahrum ederseniz,ağzı köpüren köpeklere
çevirirsinz..
Ama yalanlar gerçek yolunda buluşmazlar mı sonunda?
öyle durumlarda işte doğru seni güçlü bir ışık gibi kör eder.
unutmamak gerekir ki körlerin arasında fazla ışık akkında konuşmamak gerekir,
çünkü bu onlara azap verir.
yani bu yazım belki keyfinizi kaçırdı saatlerce yazabilirim daha fakat
şu anda kafamdakileri toparlayamıyorum ..

4 yorum:

mehmetatasoy dedi ki...

Çok güzel yazmışsınız, canımızı sıkmak ne kelime bilakis yolumuza ışık tutacak düşünceler için teşekkürler.

hatsumomo dedi ki...

Mehmet bey ,teşekkür
ederim .Valla bu ara çok düşünür oldum
düşündükçe de yazar oldum .Allah sonumu hayır etsin::)

HÜSEYİN USTA dedi ki...

sevgili hatsumomo çok fazla tanrıyla takılıyorsun.sende biraz kafka varı bir durum sezinliyorum ,sadece söylemek istedim.ayrıca yeni profilin çok tehlikeli,insan o gözlerın bulunduğu karanlık noktadan başka bir evrene geçebilir.

hatsumomo dedi ki...

Can var, can içinde
sen kendi özünü kendinde ara
Lakin o dışarıda degil
Kendi içinde ara....
Çünkü sırlar,sabır denizinin dibinde saklıdır..
ne yapalım usta:)
bizimkisi delilikle, velilik arası debelenmek işte..
Kafka vari güzel , ben daha çok Camus vari derdim saygılar:=)