21 Ekim 2010 Perşembe

Bir gün bir doktora, gerginlik ve tedirginlikten şikâyetçi olan bir
hasta gelmiş Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin
rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş

Doktor:

Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı
olamaz mı? diye sormuş

Adam:

Onları yalnız ben yapabilirim; bütün işler bana bakıyor! diye cevap
vermiş

Doktor:

Sana bir reçete vereceğim Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor!
diyerek, yazıp eline vermiş Adam reçeteyi eline alıp baktığında,
hayretler içinde kalmış Reçetede, Her gün en az iki saat işi bırakıp
yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta
geçireceksin yazıyormuş

Hasta adam:

Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş

Doktor:

Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum
Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur
Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının
yapmasına imkân olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından
da yapılmaya devam ettiğini göreceksin.

2 yorum:

Kısaca Fd dedi ki...

Herkes için geçerli bunlar.Sadece büyüklere değil.Sadece bir hakkımız var yaşamak için.Bizse başkaları gibi yaşamaya gayret ediyoruz.Ölüm çizgisi.Öncesinde ettiğin dünya dolu söz belki değer görmez,saygı duyulmaz dinlenmez ama ölümden sonra söyleyebilsen tek bir kelime olay olur.Ölüm bu bence.

Hatsumomo dedi ki...

Yaşarken ,vazgeçilmez olmadığını kabul edip,egoları yok etmek lazım.
Ölümse göründüğünden çok daha fazlası diye düşünüyorum.
Ama yorumunun sonundaki yazdıkların şunu hatırlattı :=)
Kör ölür,badem gözlü olur.
Kel ölür ,sırma saçlı olur.